KAŞINTI HANGİ HASTALIKLARIN HABERCİSİ

ADANA HABER Haber Girişi : 01 Şubat 2014 11:05
KAŞINTI HANGİ HASTALIKLARIN HABERCİSİ
Antalya Atatürk Devlet Hastanesi Cildiye Uzmanı Dr. Melda Özekinci, uzun süren kaşıntının sistematik bir hastalığın habercisi olabileceğini söyledi.
Antalya Kamu Hastaneleri Birliğine bağlı Atatürk Devlet Hastanesi Cildiye Uzmanı Dr. Melda Özekinci kaşıntılı deri hastalıkları hakkında bilgi verdi. Ekzemadan bitlenmeye, ilaç döküntülerinden uyuza, mantar hastalıklarına kadar pek çok hastalıkta, kişiyi hekime yönelten en önemli şikayetin kaşıntı olduğunu işaret eden Uzman Dr. Ekinci, "Bir ağrı kadar hastayı rahatsız eden, uykusuzluğa ve depresyona yol açan, intiharın eşiğine getiren kaşıntı, pek çok iç hastalığı da belirtisi olabilmektedir. Kaşıntı için vücudun bir çeşit uyarısı veya derinin tepkisi diyebiliriz. Basit gibi görünse bile, kaşıntı bazen oldukça karmaşık sorunlarla birliktelik gösterebilir" dedi.
Dr. Özekinci, kaşıntı hastalığının deri hastalıkları içerisinde en sık saptanan semptom olduğunu ve kaşıntı şikayeti ile hastaneye başvuran hastada ilk önce kaşıntılı deri hastalıkları olup olmadığının araştırılması gerektiğinin altını çizdi. Dr. Özekinci, kaşıntı ile başvuran hastaların yaklaşık yüzde 10-50'sinde hastalığa altta yatan sistemik bir başka hastalığın eşlik ettiğini vurgu yaptı.
Uzman Dr. Özekinci, kaşıntının birliktelik gösterebileceği rahatsızlıkları ise şöyle sıraladı: 
"Kronik böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı, hipertiroidi, hipotiroidi, şeker hastalığı, postmenapozal pruritus (menopoz sonrası kaşıntı), anoreksiya nevroza ( psikolojik bozukluk), HIV enfeksiyonu, psikojenik kaşıntı (psikolojik kaşıntı), akuajenik pruritus (suyla başlayan kaşıntı), senil pruritus( yaşlılık sonucu kaşıntı). Bu tür kaşıntı şikayeti ile hastaneye başvuran hastadan ayrıntılı bir bilgi alınması ve deri muayenesinin yapılması hastalığının nedeninin anlaşılmasında çok önemlidir. Tedaviye başlanmadan önce kaşıntının şekli, ne zaman başladığı, süresi, kullanılan ilaçlar, kozmetik ürünler ve eksojen maddelerle ilişkisi, seyahat öyküsü ve diğer aile fertlerinde kaşıntı olup olmadığı sorgulanmalıdır."
Uzun süren kaşıntının sistemik bir hastalığın habercisi olabileceğine vurgu yapan Dr. Özekinci, "Hasta muayene edilirken öncelikle deri değişikliklerine dikkat edilmeli, tüm kaşıntılı olgularda deri ve deri eklerini içeren ayrıntılı dermatolojik muayene yapılmalıdır. Mutlaka lenf nodları (beze), karaciğer ve dalak elle muayene edilmelidir. Bunun dışında laboratuvar incelemeleri yapılmalıdır. Tüm hastalarda tam kan sayımı, dışkıda parazit ve gizli kan, kan kreatini ve azotu, bilurubin, karaciğer fonksiyon testleri, akciğer grafisi istenmelidir. Yaşa ve risk durumuna göre ek tetkiklerin gerekliliği de bireysel olarak değerlendirilmelidir. Tarama testleri normal olan hastalarda daha ayrıntılı değerlendirme gerekebilir. Kaşıntı devam ediyorsa tetkikler altı ayda bir tekrarlanmalıdır" dedi.